
| GİRİŞ YA DA ÖNSÖZ |
| Oyhan Hasan BILDIRKİ |
| Yazılmayan, yaşanan kültürler, eninde sonunda unutulmaya mahkûmdur. Hep biliriz; milletler, birbirlerinden yaşayışlarıyla ve yaptıklarıyla ayrılırlar. Bir topluluğun yaşama şekli, olaylara bakışı, yaptığı bir kemer ya da kubbe, ölümsüzleştirdiği sözlerle birlikte, başka başka güzellikler, o topluluğun millî bir kimliğe ulaşmasını sağlar. Böylece millet olma ve milliyet gerçeği ortaya çıkar. Gönlümüz, şu yaşadığımız hayatta örneklerini sık sık gördüğümüz, kâh duyduğumuz, kâh sorduğumuz, bazen de söyleyip geçtiğimiz bunca güzelliklerin unutulmasına da razı olmadı. Bu yüzden, onları, elimden geldiğince, ilk kaynaklara kadar giden, bir derlemeci titizliği içinde çalışan öğrencilerimin yardımlarıyla toparladıktan sonra, süzgeçten geçirip karşınıza çıkardım. Bu çalışma, ekleriyle birlikte, yaklaşık otuz yılımı aldı. İlk örneklerle, derleme amacıyla tanışmam, 1969 yılına kadar gider. O tarihten bu yana, gün ışığına çıkmayı bekleyen bu eserimin sancısını, yıl yıl yüreğimde büyüttüm. Bugün, az da olsa, görevini yapan, yapmış olan insanların duyduğu huzuru yaşıyorum. Bu eser, güzel ve değerli ülkemin iki bölgesinin, Söke ve Şenpazar’ın güllerini bağrında taşıyor. Bu güller, yaşadıkları, söylenegeldikleri coğrafyanın rüzgârını soluyor. Bulut olup, yağmur olup yeniden ülkemizin topraklarına yağıyor. Hiç, bundan büyük saadet olur mu? Mânilerimiz olsun, türkülerimiz olsun, ninnilerimiz veya bilmece ve ata sözlerimiz olsun, hemen hepsi beynimizde inanç olup yaşarken, bizim millî kimliğimizin, Türk oluşumuzun yapı taşlarını meydana getiriyorlar. Bu sebeple, onların derlenmesinde, bir güldestede toplanmasında emeği geçen, az veya çok kalemlerinin izi bulunan öğrencilerimden; Serpil Yüvrük, Kürşat Eröz, Veli Kılıç, Mehmet Tor, Mehmet Lop, Suat Durukan, Şefika Şimşir, Gülben Kabakçı, Asiye Salbaş, Gülhis Erdem, Mevcude Özdemir (Söke), Selahettin Özşiray, R. Metin Alan, Sadık Tekin, Vahit Gün, Naci Sarı, Ahmet Yelden, M. Kazım Gündüz, Şeref Eryılmaz, Yunus Öksüz, Dursun Balcı, Halil Özkan, Yaşar Öksüz, (Şenpazar) ile değerli meslektaşım Leyla İleri ve ilk ağızlar diye andığım Muzaffer Arpaç, Zeynep İnak, Ayşe Turhan, Mensure Oymak, Dürdane Sertkaya, Nakiye Kızılşen, Hatice Bozkaya, Nefise Akıncı, Rahiye Sivrioğlu, Cemile Mutlu ve Hanife Bıldırki’yi saygıyla anıyorum. Ülkemin soylu çiçek bahçelerinde, daha böyle nice nice güllerin açması, boy atması dileğiyle. 3 Ekim 1998 Oyhan Hasan BILDIRKİ |
