
| KARIŞIK MÂNİLER -1- |
| Söke |
| Kızın adı Nazmiye Gece gider gezmeye Anasından öğrenmiş İlik düğme çözmeye Sevdiğim Nazillili Hem güzel hem işveli Böyle kızı almayan Ya ahmaktır ya deli Dolapta sabun m’olur Sevdaya sabır m’olur Sevda çeken kızların Tövbesi kabul m’olur Çift sürdüm evleyilen Başı beyaz telliylen Sen terle ben sileyim Bin beş yüz çevreyilen Güzeli saran bilir Murada eren bilir Bir yılın bitişini Hayatta kalan bilir Söke benim pazarım Kendim okur yazarım Başka bir yâr seversen Ateş olsun mezarım Bil bakalım nelerim var Şeker şerbet dillerim var Bir küçük nazlı çiçeğim Derilecek güllerim var Dut dibinde siniler Vurulunca iniler Gurbetteki yârimin Kulakları çiniler Patlıcanın moruna Yandım marul donuna Yemin ettim vallahi Çıkacağım yoluna Gökte uçan tayyare Selâm söylen o yâre Ben yârime doymadım Bulun bana bir çare Ekinim ekilirken Dibine dökülürken Kız saçından kes gönder Kefenim dikilirken | Tütün diktim söküldü Yaprakları döküldü Eller yârim dedikçe Garip boynum büküldü İndim daldan budaktan Şeker aldım dudaktan Bileydim ayrılık var İndirmezdim kucaktan Dalaman mazıları Çift otlar kuzuları Mevlâm bir bize yazmış O güzel yazıları Halı kilim perdedir Kışla yolu nerdedir Bütün dünyayı gezsem İlle gözüm sendedir Giderim yolum bütün Elimde paket tütün Kız ben seni almazsam Anan yansın büsbütün Yola çıktım ben kandım Ateşe düştüm yandım Bütün arabalarda Seni geliyor sandım Denizde taşkın oldu Görenler şaşkın oldu Dost düşman bunu bilsin Yâr bana düşkün oldu Ay doğar ayazlanır Gül açar beyazlanır Asker yârim görünce Hem güler hem yaslanır Bahçelerde kızılcık Yârim saçın kıvırcık Anan baban duymadan Konuşalım birazcık Pencerenin dilberi Açılıyor gülleri Beni aşka düşüren Onun tatlı dilleri Kahvenin piştiği yer Dökülüp taştığı yer Güzel çirkin demiyor Sevdanın düştüğü yer | Ay doğar sini gibi Sallanır servi gibi Şu karşıki güzeller Aydın’ın gülü gibi Rüzgâr var fırtına var Ne olur yakına var Sevdiğim köylü kızı Ellerinde kına var Kerevizi haşladım Doldurmaya başladım Ramazan gitti diye Ağlamaya başladım Tren yolu demirden Yeşil gözlü Feride’m Girmeden on beşine Sensin beni delirten Hayvanım var bağım var Sepetimde yağım var Kavuşursam yârime Koç kurban adağım var Bizim köyün kızları Sürmelidir gözleri Kızlara baka baka Kaçırdım öküzleri Bahçede güller doldu Goncalar açıp soldu Sen benimsin sevdiğim Annenin gönlü oldu Kaleden iniş olmaz Ham demir gümüş olmaz Güzele gönül verdim Ölüm var dönüş olmaz Bahçelerde al direk Suyu nerden indirek Aramız uzak düştü Yâre mektup gönderek Bülbül güllerde öter Otlar çayırda biter Seninki senin olsun Benimki bana yeter Oyhan Hasan BILDIRKİ |