
| BİRKAÇ SÖZLE BAZI DEĞERLENDİRMELER -1- |
| Oyhan Hasan BILDIRKİ |
| Bir bakıma mâniler; yaşadığımız, kâh sevdiğimiz, kâh üzüldüğümüz, katlanmaya şöyle veya böyle mecbur olduğumuz günlük hayatımızın özetidir. Örneklediğimiz hemen bütün mânilerde gerçek hayat hikâyeleri gizlenmiş gibidir. Keten gömlek, kesme kâhkül, yeşil sandık, nişan çevresi (mendil), dalda süzülen yemiş, al yemeni, bisiklet, bekâr gezmenin horlanışı, kara kedi, keklik eti, kara toprak, marul don (şalvar), baş kesmek, sahan (tabak), cadı kaynana, kulak çınlaması, hasır (sazdan yapılma, kilim yerine kullanılan yaygı), kusurunu sormak, kuyuya bakır salmak, kara gözlülere yanmak, askere yazılmak, gurbet, yaprak gibi kurumak, ağzı dili kurumak, düşmanın çatlatılması, üzüm, elma, armut, bağ, nar, kavun, kayısı, kara dut, tütün, beter olmak, Allah’tan ölüm istemek, derde sokmak, nazar, nazara uğratmak, tütün paketi, kızı (sevdiğini) almayı ahdetmek, iki gözü kör olmak, terlik, mezarı ateş olmak, hatırı olmamak, Nazilli basması, dar köy yolu, sevda hastası, minare, ellerin aldığı yâr, eline gül vermek, vefasız yâr, eldeki kına, hardal, gül, kahır çekmek, serçe, gâvur oynaşlı gelin, turşu, sandal, boynu bükülmek, altın diş, işve (naz), tütün dikmek, suyun kamış gibi akması, turfanda yemiş ve sabır “Söke”; sazağa ekilen ekin, taşınan kızak, kaya dibindeki tavşan, canı cümbüş istemek, mercimek, dalları yerde erikler, topuz çıkaran arpalar, çıra kesmek, kuz yer, buz, damda kırılan kürek, kiraz, karaağaç, kuma (ikinci eş, diğerinin üstüne varan), keten gömlek, sayvan, iskele, gurbete gitmek, sarı yazma, samanlık, gürgen dalını yüklenip gelmek, çember, geçip giden gemi, çifte güğüm, kokulu mendil, denizde balık, yokuşa sürülen at, ak duman (sis), kurt, evlerin önündeki nane, mendile konan güller, kaya diplerindeki yoncalar, kınalı taylar, fındıklıklar, cevizler, kargalar, turnalar, ceylanlar, harmana ekilen biber, ala bacaklı öküzler, zilli köçekler, avcılar, tazılar, pınardan içilen su, ince ince yağan yağmurlar “Şenpazar” gibi söz, kavram ve deyimlerde, yaşadığımız günlük hayat izlerini görüyoruz. Mâniler, belki de ayakta kalabilmek, hükümlerini daha uzun zaman sürdürebilmek için, mâniciler tarafından, basit kelime oyunlarıyla, anlam kaydırmalarıyla devamlı olarak işlene gelmektedirler. Aşağıdaki mânilerin çeşitli varyantları, bu görüşümüzü doğrulayan örneklerdir:
Oyhan Hasan BILDIRKİ |