Kuru attım, yaş çıktı.
KOVA
Etten kantar, altın tartar.
KULAK
Bir höyükte iki kaşık, çatırtıya alıştık.
KULAKLAR
Küçücük bir yavrum var,
Ne versen hemen yutar.
Küçücük bir ağzı var,
Doyunca geri atar.
KUMBARA
Oturmuş bakla satar, eğilmiş sana bakar.
KURBAĞA
Sende yok, bende yok.
Dağda yok, taşta yok.
Dünyada hiç yok.
KUŞ SÜTÜ
Yol üstünde bağlı bohça.
LAHANA
Kat kat döşek, bunu bilmeyen eşek.
LAHANA
Burdan attım iğneyi, döndü dolaştı dünyayı.
MEKTUP
Yer altında kitli sandık.
MEZAR
Hanım içerde, saçları dışarda.
MISIR
Mini mini fincan, içi dolu mercan.
NAR
Dağdan gelir dak gibi
Kolları var budak gibi
Eğilir bir su içer
Bağırır oğlak gibi.
NARGİLE
Dere tepe, çıngıllı küpe.
NOHUT
Elden ele, belden bele. Bunu bilmeyen kertenkele.
PARA
Zenginin elinde, fakirin dilinde.
PARA
Kapı ardına sac koydum. El alemi aç koydum.
RAMAZAN
Gece gündüz durmadan
Çalışır yorulmadan
Tik tak diye sesi var
Yapamaz çalışmadan.
SAAT
Kapıdan geçtim hay ettim. Bir elmayı kırk kişiye pay ettim.
SELÂM
Basamak basamak yapısı, göğe kadar kapısı.
SEPET
Karşıdan baktım: Birçok.
Yanına vardım: Hiç yok.
SİS
Oyhan Hasan BILDIRKİ