Powered by Bravenet Bravenet Blog

Resimler

journal photo

Tag Board

html: a la verga todas mujeres del distrito federaldomex las vamos a violarhttp://www.youtube.com/watch?v=qTjXP1r3Cr4&feature=related musica para violar para burdel
hola: A más tardar el Lunes 7 nos pondremos en contacto para informarte sobre tu petición, registrada con el número de referencia 173715
el Martes 9 nos pondremos en contacto para informarte sobre tu petición, registrada con el número de: el Martes 9 nos pondremos en contacto para informarte sobre tu petición, registrada con el número de referencia 160499
abc: oooooooooooohh
Oyhan Hasan bıldırki: Gölgelice Kaba AğaçGölgelice kaba ağaç,Kerem dibinde konakladı mı?Kalem kaşlı Han Aslı uğruna,Ah vah edip ağladı mı?Gölgelice kaba ağaç,Ferhat sana uğradı mı?Yavru ceylan Şirin için,Külüngünü salladı mı?Gölgelice kaba ağaç,Karacaoğlan’ı bildin mi?Onca güzel, bunca Suna adına,Yanık türkülerini dinledin mi?Gölgelice kaba ağaç,Miskin Yunus’u tanır mısın?Erenler, evliyâlar aşkına,Çiçek çiçek yanar mısın?Gölgelice kaba ağaç,Gönlümde tufan
antes: los comisionados está en todas las dependencias del gobierno y a esto se llama gobernar
antes: dice Zeferino de los maestros con comisión sindical ladrones rivero chanona solan aarellano todo lo que roban a la seg a bienes raices fraudentas estan en todas las dependencias, no sólo en la SEG, señala el gobernador
En Güzel Aşk Şiirleri: Karanfil katmer olsaSevdiğim esmer olsaO güzelin yolunaBu canım kurban olsa Karanfilim süt beyazAyrı düştük biz bu yazBeraberce yazladıkKışın ayırdı papaz Karanfilim mor banaNe bakarsın hor banaSen ettiğinden utanBulunmaz mı yâr bana
rivero chanona: Bravenet Tag Boardhttp://mail.math.unam.mx/informacion/index-directorio.html: http://mail.math.unam.mx/informacion/index-directorio.html http://mail.math.unam.mx: http://mail.math.unam.mxhttp://www.matem.unam.mx/servicios/computo/SSH/index-ssh.html Carlos Rivero Chanona, entrañable amigo, me dijo una vez, a propósito de la inminente hampon lacra d: Carlos Rivero Chanona, entrañable amigo, me dijo una vez, a propósito de la inminente hampon lacra de familia solana arellano complice hembra ma
Zeki KEMİKLİOĞLU: Efelerin dilinden efeler anlar.
Sarızeybek: İyi günler efendim. Uğradım, geçtim sadece.

Please type in the four characters shown in the black box.

06/12/2007

13:53:47

Türk'üz. Türkü Çağırırız

TÜRK'ÜZ. TÜRKÜ ÇAĞIRIRIZ
Oyhan Hasan BILDIRKİ
 
 
      Türkü (Aslı: Türkî)
      Kelimenin anlamını; “Türk halk musikisinin en yaygın formu ki, klasik musikinin şarkı formuna karşılıktır.” (1) diye verir sözlükler.
      Türkü, Anonim Türk Halk Edebiyatı’nın sözlü verimlerinin en başında gelen önemli bir türüdür. Türkü sözünün kaynağı “Türk” kelimesidir. Rıza Nur’a göre;  “Türk” kelimesinin sonuna nispet eki ulanarak “Türkî” sözü yapılmış, zamanla bu “Türkü” haline gelmiştir.
      XV. Yy.’dan itibaren Horasan’da ilk örneklerine rastladığımız türkünün, Anadolu Türk Edebiyatı’ndaki ilk örneğini XVI. Yy. şairlerinden Öksüz Dede vermiş, sonraları türkü kelimesi divan şairleri tarafından da, gazel ve murabba’larına isim olarak konulmuştur.
      Mehmet Özbek’e göre türkü; “Türk halkının ortaklaşa yarattığı sözlü ve ezgili ürünlerdir.” (2)   
      Kişiler, yaşadıkları çeşitli olayları, bunların halk üzerindeki etkilerini, aşk, hasret, gurbet konularındaki duygularını, mertlik ve kahramanlık anlayışlarını türkülerle dile getirmişlerdir.
      Türkü, halk şiirinin diğer nazım türlerinden biçim yönüyle değil, ezgisiyle ayrılır. Zaman zaman, mâni ve koşma tipindeki şiirlerin, ezgilerinin değişmesiyle türkü haline geldiklerini görürüz.
      Türküler, toplumun ortak malıdırlar. Herhangi bir olay üzerine yakıcı’lar tarafından yakılan türkü, yakıcısının (söyleyeninin) unutulmasıyla anonim bir nitelik kazanır. Çağlardan beri, Türk milleti tarafından çok sevilip beğenilen bir tür olan türkü, divan şairlerinin yanında, daha çok da halk şairlerini etkilemiş,  Karacaoğlan’dan “Türk’üz türkü çağırırız” diyen Aşık Veysel’e kadar, birçok halk şairi koşmalarını, türkü ezgisiyle çalıp söylemişlerdir. Bu ikinci gruba giren türkülere, “yapma türkü” adını vermek, daha doğru ve yerinde bir davranış olur.
      En basit duygulardan, en karmaşık olanlarına kadar hemen bütün türkülerde, toplumu ilgilendiren her konu ele alınıp işlenebilir. Bu bakımdan türkü için, kaynaklandığı ve bağrından çıktığı toplumun “sosyal romanı”dır diyebiliriz.
      Mehmet Özbek’in tespitlerine göre türküler de; bölgeden bölgeye ad değiştirirler. “Anadolu’da türkü sözü yerine, deyiş, deme, hava, yır, şarkı, düzme; Anadolu dışında Türkçe konuşulan yerlerde, yır (Tatar, Kırgız, Kazak, Baraba), beyit (Tarancı, Tatar, Nogay), ölüng (Kazak), koşuk (Kazak, Kırgız), goşgu (Türkmen) denildiği görülür.” (3)  
      Türkülerde, genellikle hece vezninin sekiz veya on birli ölçüsü vardır. Kafiye düzeni de çok çeşitli olur. Türkülerin belirli bir nazım şekli yoktur. Dörtlük sayısı sınırlı değildir. Şüphesiz, bütün türkülerimiz araştırılıp yazıya geçirilmiş olsa, araştırmacıları tarafından da üzerlerinde çeşitli incelemeler yapılsa, Türk milletinin iyi, kötü bütün özelliklerini türkülerde bulmak mümkün olur.
      Türküler, bentlerindeki mısra sayısına göre de: “ikileme, üçleme, dörtleme” gibi isimler alır. Bentleri birbirine bağlayan bir ya da daha fazla mısralardan meydana gelen kümelere; kavuştak, bağlama veya nakarat adları verilir.
      Türküleri, ezgisi, konusu ve nazım şekli yönünden olmak üzere üç grupta toplayabiliriz.
      Ezgilerine göre türküler: 
      a) Usulsüz (uzun hava); Bozlak, Divan, Hoyrat, Koşma, Kayabaşı, Maya, Çukurova, Kerem, Eğin, Aydos, Türkmani vb.
      b) Usullü (belli bir ölçü ve ritmi olanlar); Kırık Hava (Urfa), Oturak (Konya) adlarını alırlar. Kırık hava da; yalı havası (Karadeniz), şıkıltım (Harput), zeybek (Ege), karşılama (Ordu, Giresun, Trakya), sümmani ağzı (Kars, Erzurum), datdiri (Isparta, Eğridir) gibi isimlerle anılır.
      Yapılarına göre türküler:  
      Mâni kıtalarından kurulu olanlar, birimi dörtlük olanlar ve bentlerine göre türküler diye üçe ayrılırlar. Bentli türkülerde kavuştaklar bulunur. Bazı hallerde, her bentten sonra değişik kalıpta iki ayrı kavuştağı bulunan türkülere de rastlanır.
      Konularına göre türküler:
      Lirik, pastoral, didaktik, satirik türküler, olay türküleri, tören ve mevsim türküleri, iş ve meslek türküleri, oyun türküleri olmak üzere çeşitli adlar alırlar.
      Sonuç olarak, yurdumuzun dört bucağında yaygınlaştıkça zenginleşen türkülerimiz, modern hayatla uyum sağlamış, çağdaş araçlar ve buluşlar, günümüzde de türkülerimizin konusu olmaya başlamıştır diyebiliriz.
 
      GENÇ OSMAN
 
      Genç Osman dediğin bir küçük uşak
      Beline bağlamış ibrişim kuşak of of
      Askerin içinde biricik uşak
      Allah Allah deyip geçer Genç Osman of of
 
      Bağdat’ın içine girilmez yastan
      Her ana doğurmaz böyle bir aslan of of
      Kelle koltuğunda geliyor Kars’tan
      Allah Allah deyip geçer Genç Osman of of
 
      Bağdat’ın kapısın Genç Osman açtı
      Düşmanın cümlesi önünden kaçtı of of
      Kelle koltuğunda üç gün savaştı
      Allah Allah deyip geçer Genç Osman of of
 
      Askerin bir ucu göründü Van’dan
      Kılıcın kabzası görünmez kandan
      Bağdat’ın içinde tozdan dumandan
      Allah Allah deyip geçer Genç Osman of of
 
      Oyhan Hasan BILDIRKİ

      (1) Hayat Büyük Türk Sözlüğü
          (2) ÖZBEK Mehmet, Folklor ve Türkülerimiz, Ötüken Yayınevi-İstanbul 1975, s. 63 vd. 
          (3) ÖZBEK Mehmet, Folklor ve Türkülerimiz, Ötüken Yayınevi-İstanbul 1975, s. 66 vd
 
0 Yorum Yaz.

There are no comments to this entry.

Post New Comment

 BraveJournal Member Non-Member
No Smilies More Smilies »
Please type the letters you see